Oruçlu iken günah olduğunu bile bile karısıyla cinsel ilişkiye giren adam, durumuna çare ararken kime sorduysa aldığı cevap aynıdır: "Kefaret gerekir"
Adam kefaretin ne anlama geldiğini bilmeyip, zinaya verilen ceza "recm" sandığı için son derece üzgündür.
Cami imamı adamın bu halini görünce yardımcı olmak ister. Adam yaşadıklarını anlatır. İmam da bu günahtan arınması için 61 gün oruç tutması gerektiğini söyler.
Adam duyduğuna çok sevinerek:
"İmam efendi bundan sonra her şeyi sana soracağım" der. "Sen benim tam uçkuruma göre adamsın".
25 Aralık 2013 Çarşamba
24 Aralık 2013 Salı
Kilise, Papaz, Cemaat ve Genelev
Küçük kasabada, kilisenin karşısındaki arazi üzerine bir genelev inşa edilmeye başlanmış. Papaz ve cemaat buna şiddetle karşı çıkmışlar ama yasal olarak engel olamamışlar.
Cemaatin elinden gelen, her hafta bu genelev için papazın öncülüğünde beddua etmek olmuş. İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala yıldırım düşmesi sonucu çıkan yangında genelev yerle bir olmuş.
Önceleri cemaat bu olaydan duyduğu memnuniyeti saklamaya gerek görmemiş, ancak genelev sahibi adam, kilise papazının ve cemaatin bedduaları yüzünden, bu zarardan sorumlu oldukları iddiası ile kiliseye karşı tazminat davası açmış.
Papaz ve cemaat, savcılığa verdikleri savunmalarında, bedduanın böyle bir sonuç doğuramayacağını, dolayısıyla bu olaydan sorumlu tutulamayacaklarını iddia etmişler.
Gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkemeye günü geldiğinde hakim dosyayı dikkatle incelemiş ve taraflara dönüp:
-Bu konuda nasıl bir hüküm vereceğimi bilemiyorum, demiş.
-Ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var. Taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir genelev sahibi, diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir papaz ve cemaati.
Günümüzde çıkarları uğruna, kimi dindar görünenlerin din dışı argümanlara sarıldığına, laiklerin de dinsel tezler üzerinden dindarlara saldırdığına tanık oluyoruz.
Cemaatin elinden gelen, her hafta bu genelev için papazın öncülüğünde beddua etmek olmuş. İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala yıldırım düşmesi sonucu çıkan yangında genelev yerle bir olmuş.
Önceleri cemaat bu olaydan duyduğu memnuniyeti saklamaya gerek görmemiş, ancak genelev sahibi adam, kilise papazının ve cemaatin bedduaları yüzünden, bu zarardan sorumlu oldukları iddiası ile kiliseye karşı tazminat davası açmış.
Papaz ve cemaat, savcılığa verdikleri savunmalarında, bedduanın böyle bir sonuç doğuramayacağını, dolayısıyla bu olaydan sorumlu tutulamayacaklarını iddia etmişler.
Gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkemeye günü geldiğinde hakim dosyayı dikkatle incelemiş ve taraflara dönüp:
-Bu konuda nasıl bir hüküm vereceğimi bilemiyorum, demiş.
-Ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var. Taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir genelev sahibi, diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir papaz ve cemaati.
Günümüzde çıkarları uğruna, kimi dindar görünenlerin din dışı argümanlara sarıldığına, laiklerin de dinsel tezler üzerinden dindarlara saldırdığına tanık oluyoruz.
20 Aralık 2013 Cuma
Orta Çağ Karanlığının Sonuna Geliyoruz
Lise bilgilerimize göre, Doğu Roma İmparatorluğunun 1453'te yıkılması sonucunda Avrupa için Orta Çağ kapanmış, Yeni Çağ başlamıştır. Elbette bu geçişte atalarımızın etkisi inkâr edilemez. Her ne kadar "gemilerin karadan, atların denizden" yürütüldüğü söylemindeki terslik ortada olsa bile. Kapanan Orta Çağın Avrupalıların Orta Çağı olduğunu da unutmayalım.
***
***
***
Kaydol:
Yorumlar (Atom)