TANRIM BENİ YAVAŞLAT (Hitit Duası)
Mehmet Bir
3 Aralık 2021 Cuma
20 Ağustos 2021 Cuma
Boru Yetmedi
Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunuyormuş. Birden yağmur bastırınca, bunlar da hemen yakındaki bir arazi evine sığınmışlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz evden ayrılmış. Bunlar ev sahibini beklerken, dikkatleri soba üzerinde toplanmış. Soba yerden 1 metre yukarda, altındaki dizili taşların üzerindeymiş. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair, kendi aralarında tartışmaya başlamışlar. | |||
21 Ağustos 2020 Cuma
Üçümüz de yanıldık
Yüzünde acıklı bir ifadeyle iki büklüm yürüyen adamı gören tıp öğrencisi iki arkadaş iddiaya girmişler...
Biri ‘‘Hemoroid’’ demiş. Öbürü, ‘‘Romatoid’’ diye itiraz etmiş. Sonunda adama sormuşlar:
‘‘Amca, kusuru bakma. Biz iddiaya girdik. Ben diyorum ki, hemoroid, arkadaşım diyor ki romatoid... Siz ne diyorsunuz?’’
Adam acı acı gülmüş:
‘‘Valla çocuklar, üçümüz de yanıldık. Ben de "gazım" var zannedip osurmak istemiştim."
9 Ağustos 2020 Pazar
Aşk nasıl bir şey?
Genç kız annesine sorar :
-Anne aşk nasıl bir şey?Sonra da, ne bileyim işte, sana güzel bir araba alır, bir daire alır, ya da deniz kıyısında sana bir villa satın alır, elmas gerdanlıklar, altın yüzükler hediye eder, mutluluktan uçarsın adeta, işte aşk böyle bir şeydir kızım..
15 Mart 2015 Pazar
Zeki Dediğiniz...
16 Ağustos 2014 Cumartesi
Gazinin Heykeli
İkarus Kompleksi
O yüzdendir ki önümüzdeki aylarda çokça duyacağınız şu sözü sarfettim:
"Kanatlarım balmumu, ruhum erimez ya sonunda..."
Özgür ruh, engellerin dünyevi sıradanlıklarında kaybolmaz. İkarus en gerçekçi örneğidir. Bir sonraki aşama da Jonathan Livingston'dır.
"Deli dediğiniz adam, genellikle dahidir." Oscar Wilde
Özgürlük ve öğrenme tutkusu, tarihler boyunca hep eşdeğer görülmüş… Yunan mitolojisinde buna dair sayısız hikaye vardır. En çarpıcı olanı ise İkarus’unkidir.İkarus’un babası Daidalos bilge bir mimardır. Sürgüne gönderildiği Girit Adası’nda Kral Minos’un yanında çalışmaya başlar. Onun isteği üzerine insan başlı, boğa bedenli bir canavar olan Minotauras’ın bir daha çıkmamacasına içine kapatılacağı Labirent’i inşa eder. Ancak bir süre sonra kral Minos’un emri ile, Labirentin gizini Theseus ve Ariadne’ye öğrettiği gerekçesi ile oğlu İkarus’la birlikte kendisi Labirent’e hapsedilir. Daha çok özgürleşmek! Daidalos, yaratıcı aklıyla, buradan çıkmanın yollarını arar. Ve kendisi ve oğlu için kanatlar yapar. Bu kanatları bal mumuyla bedenlerine, omuz başlarına yapıştırır. Oğlu İkarus’a ne çok alçaktan, ne de yüksekten uçmamasını, özellikle de güneş ışınlarına yaklaşmamasını tembih eder. Fakat İkarus takma kanatları ile bir kez havalandıktan sonra, aydınlığı, güneş ışınlarını ve bunların ardındaki hakikati biraz daha yakından görmek, öğrenmek ve daha çok özgürleşmek düşüne kapılır. Ancak, güneşe yaklaştıkça, takma kanatlarını bedenine yapıştıran bal mumları erimeye başlar. Ve sonunda İkarus, Ege Denizi’nde yitip gider…Özgürlük bedel ister…Ikarus, düşmeyi göze alarak güneşe ulaşmaya çalışan cesur bir karakterdir. Tek eksiği, henüz hazır olmadan güneşe ulaşma çabasıdır.Ikarus’a verilen öğüt, günlük hayatımızda hemen hemen hepimize verilen: “ne çok yüksekten, ne çok alçaktan uçmamak” uçlarda olmamak, topluma ayak uydurmaktır.Ikarus olmak, özgür olmak ve ne olursa olsun hayallerinin peşinden gitmektir. Ama kontrolsüz öğrenme ve özgürlük tutkusu onun düşüşüne neden olur. Suyun içinde yavaş yavaş kaybolan kanatları bize, hiçbir şeyin tutsağı olmamayı hatırlatır. Özgürlüğün bile. Çünkü : “Işık uykulu gözlere yavaş yavaş verilir