Geçmiş devirlerde yaşlı bir vezir azledilir.
Görevi devretmeden önce müstakbel vezire bir sanduka verip:
“Bunun içinde üç mektup var. Başın
sıkıştıkça mektupları sırayla oku” der.
Yeni vezir görevine başlar. İlk zamanlarda
her şey iyi gidiyordur. Fakat zamanla ülke içinde karışıklıklar çıkıp vezire
karşı homurdanmalar yükselince sandukayı açar ve birinci mektubu okur.
Mektupta:
"Senden önceki iktidarı suçla, enkaz
devraldığını öne sür" yazmaktadır.
Vezir bu öğüdü uygular ve karışıklıklar
diner…
Gel zaman git zaman, yeniden karışıklıklar
çıkıp yine homurtular duyulunca vezir ikinci mektubu açar:
"Etrafındaki insanların iş bilmez ve hain
olduğundan bahset. Senin hedeflerine ulaşmanda engel olmaya çalışmakla suçla” yazmaktadır.
Vezir bu öğüdü de uygular ve karışıklıklar
bir süre daha diner…
Bir kaç ay sonra kapanmayan yaralar yine
ortaya çıkar. Hiç çözülmemiş sorunların sonu yine isyan, yine öfkeli bir
kalabalıklardır. Fakat vezir hiç telaş etmez. Sandukadaki üçüncü mektubu açar.
"Eğer ilk iki mektubu okuyup yine de
sandukayı açmak zorunda kalmışsan, senin de 3 mektup yazma zamanın
gelmiştir".
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder